İtalya / San Gimignano

Toscana’nın kuleleriyle ve yaban domuzlarıyla meşhur, orta çağ kasabalarından olan San Gimignano…

Aman Allah’ım, ne şirin, ne güzel yer burası da. Her sokağındaki her bir bina en az dört yüz beş yüz yıllık. Taştan binalar, daracık daracık sokak araları, her yerde şarap dükkanları, nasıl sevimli, nasıl harika bir yer. Bu kasabanın, Toscana dağ kasabalarının en güzeli olduğunu söylüyorlar ki gerçekten de öyle. Ticaretin getirdiği üstünlüğü ve saygınlığını sembolize eden kulelerin sayısı bir zamanlar 70’i aşmış ancak Floransalı istilacılar 14.yüzyılda bu kuleleri yıkmışlar. Günümüzde ise sadece bir kaç tanesi kalmış. Kulelerin en önemlileri, birbirlerine bağlı üç meydanın çevresinde toplanmışlar. Adını 13.yüzyıldan kalma traverten’li kuyudan alan zarif sarayların çevrelediği üçgen Piazza della Cisterna; kiliseyle belediye sarayının birleştiği Piazza del Duomo; ikiz Salvucci kulelerinin bulunduğu pazar yeri Piazza del Erbe’dir.  Kendimizi buraya öyle kaptırmışız ki saatin ne kadar geç olduğunu fark etmedik. Saatin geç olmasına rağmen akşam yemeğimizi de burada yiyip öyle dönmeye karar verdik. Ancak kuzumun, yaban domuzu isterim ısrarıyla, bir çoğu kapanmış olan ve kapanmakta olan dükkanlara yetişme telaşı ile oradan oraya koştuk durduk. Bulduğumuzda kuzumun mutluluğunu görmek, onu içine sokarcasına sarılması ise büyük mutluluktu bizim için. Şehrin içinde Via San Matteo’da Ristorante LA GRIGLIA’ya girdik. Şarap eşliğinde yemeklerimizi yedikten sonra şehrin içinden geze geze dönüş yoluna çıktık. (Burada daha önce yediklerimizden çok farklı bir bruschetta yedik. Ballı, zeytinyağlı, üzerinde mozzerella peyniri olan kızarmış ekmek.) Ancak bir anda seyahatlerimiz de elimiz ayağımız olan yol haritamız bozuldu. Gecenin on birin de bu ıssız bucaksız dağ tepesinde, aman ne hoş..!  Tabii hemen alternatifleri kullanalım dedik, o da ne? Telefonlarımızın şarjı bitti. Evet evet şarjlar bitti ve bir güzel kaybolduk. Bir dağın tepesine çıktık ki, ıssız, bucaksız, tenha, kimse yok. Bir biz bir de kurtlar :)) Neyse ki iki saatlik bir gezinmeden sonra yıldızlardan yön bulma yöntemini deneye deneye, hayırlısıyla sağ salim otelimize ulaştık. Bütün bir günün yorgunluğu ile pijamalarımızı giyip hemen yataklarımıza girdik. Ohh, mis gibi dağ havası, börtü böcek ve muhteşem bir dolunay ile iyi geceler, sonsuzlarca kere şükürler olsun Rabbim’e…

A.Tamakan

DSCF0315IMG_0762

A.Tamakan

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.