İtalya / Sirmione(Garda Gölü)

Muhteşem..!!!

Mis gibi havası ve olağan üstü manzarası ile adeta bir masal diyarı burası.

Kendimi bir Ortaçağ masalının içinde buldum sanki… Üzerimde, mor ve altın renkli uzun bir elbise, kalenin tepesinde aşığını bekleyen prenses gibi hissettim. Hali hazırda Juliet’in evinden yeni çıkmışım, hayallerim, elbisemin etekleri gibi uçuşuyor beynimde…

Ve daha bir sürü düşünce, kalenin üzerinde uçuşan martılar gibiydi…Hafiften esen rüzgar da düşüncelerimi ruhuma doğru sürüklüyordu adeta… Belki de şimdiye kadar İtalya da Toscana bölgesinin Siena şehrinden ve Verona dan sonra en çok etkilendiğim yer oldu burası.

Muhteşemdi…

Gelelim şimdi nasıl bir yer bu Garda Gölü ve bulunduğu şehir Sirmione…

Verona dan ayrıldıktan sonra, daha önce duyduğumuzdan ve çok yakında olması nedeniyle (Verona’ya yaklaşık 30 km) burayıda es geçmeden görmek istedik. Aman ne iyi yapmışız… Kendimi, o puslu havasına rağmen (kış ayında gitmiş olmamız nedeniyle) hala o muhteşem manzaranın ve devasa gölün büyüsünden alamıyorum…

Yine uzattım biliyorum ama o kadar çok etkiledi ki beni…

Kuzey İtalya’da yer alan, Sirmione şehrinde bulunan Garda gölü, Venedik ve Milano kentlerinin arasında bulunan, İtalya’nın en büyük gölü. Alplerin bir bölümü ve uzantısı olan göl bu nedenle de bir buzul gölü.

İnanın bu göl bir günde gezilmeyecek kadar büyük ve güzel. Gölün etrafı da bir çok kasaba ve yerleşim yeri var. Bu kasabalardan biri de işte Sirmione. Garda’nın incisi diye adlandırmışlar ve ne de iyi yapmışlar.

Sirmione’ ye girdiğiniz anda 13. Yüzyılda yapılmış olan küçük ama beni büyüleyen o güzel Scaligero Kalesini görüyorsunuz. Kalenin ön tarafında iki taraftan zincirlerle açılan bir kapısı var. Ve bu güzel kalenin girişine yakın bölümde uçuşan onlarca martılar.

Ne şanslıyız ki kale açıktı ve girip gezme ve o muhteşem manzarayı seyretme keyfine nail olduk. İnanılmaz güzel ve keyifliydi. Dedim ya, kendimi o hafif rüzgarda uçuşan elbisemle prensesler gibi hissettim. Tabii o anda minik kuzumun “anneee, martıları besleyelim miiii” nidalarıyla kendime gelir gibi olsamda, o büyüyü hiç bozmadan kuzumla martıları beslemeye başladım. Kuzum martılarını beslerken, ben onlarla haber uçuruyordum sevdiceğime…

Daracık sokakları, bir İtalya klasiği olan (kış ayı olmasına rağmen) balkonlarından çiçek sarkan o küçük şirin evleri, hediyelik eşya dükkanları ve bir çoğu kapalı dondurma dükkanlarıyla harika bir kasaba burası. Buranın bir özelliği de neredeyse bir kase büyüklüğünde satılan dondurmaları. Evet İtalya hali hazırda dondurması ile meşhur ancak buradakiler fazla cömert dondurma konusunda. Evet bir çoğu kapalıydı ancak tek tek açık olanlarına rastladık. Yemekten söz açılmışken, evet burada yiyebileceğiniz en keyifli yemekte balık yemekleri ve her çeşidi birbirinden lezzetli.

Hiç ama hiç istemeden, bu büyülü masal diyarından ayrılarak yolumuza devam ettik. Bir günlüğüne de olsa burayı görmek, öğrenmek ve yaşamak çok güzeldi…

Arrivederci Garda…

A.Tamakan

024027032090077

 

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.