Yunanistan / Dedeağaç(Alexandropoli)

Uzun sahilleri, temiz masmavi denizi, akşama doğru hareketlenen sokak&caddeleri ve eğlenmeyi seven insanlarıyla Dedeağaç, eğlenceninin merkezi diyebilirim.

Şehrin denize paralel olan caddesi akşamları trafiğe kapatılıyor. Yol boyunca bulunan kafe, restoranları ve tavernalar yaz dönemlerinde oldukça keyifli. Daha önce de belirttiğim gibi Yunan halkı haftaiçi olduğu kadar haftasonu gecenin geç saatlerine kadar eğlenmeyi seviyorlar.

Şehrin en önemli ve meşhur caddesi Dimokratias yani Demokrasi caddesidir. Cadde üzerinde birçok restauran, cafe ve alışveriş dükkânları var. Bu cadde üzerinde, tren istasyonuna yakınında Selahattin Camisi olarak da bilinen Dedeağaç Camisin bulunuyor. Osmanlı’dan kalan bu tek cami halen ibadete açık. Caminin bahçesinde bir de Türk azınlık okulu var.

Kentin sembolü haline gelen Deniz Feneri, Sultan II. Abdulhamit Dönemi’nde 1880 yılında yaptırılmış.

Ayrıca bir gün içesinde gezebileceğiniz bu güzel şehirde Ermeni Ortodoks Kilisesi, Dedeağaç Tarihi Müzesi ve Dadia Ormanlarını da gezebilirsiniz. Makri Köyü’ ne de muhakkak uğrayıp bu muhteşem yeri mutlaka ziyaret ediniz.

Buraya gelmişken şöyle güzel deniz ürünleri yiyip, rakımızı nezih bir ortamda içmek istiyoruz derseniz St. George’s Taverna (Ay Yorgi) da mutlaka yemek yemenizi tavsiye ederim. Kalamar ve ahtıpot kuzartma muhteşem. Hee birde şi diye kadar içtiğim en güzel Frappe Yunanistan da ve özellikle Dedeağaç’ta yapıyorlar. Hangi kafe de içti isem hepsi birbirinden lezzetliydi. Yazın öğlen sıcağında inanılmaz güzel geliyor.

Burası da inanılmaz keyifli ve eğlenceli bir şehir. Ben biraz Göcek’e benzettim burasını. Seneler evvel gittiğim o nezih, temiz ve güzel Gözekk’in yat limanını anımsatıyor.

Yolunuz bu taraflara düşerse mutlaka bir günde olsa Dedeağaç’a uğrayın derim. 🙂

Denizin mavliği gibi sonsuz olsun sevdalarınız…

A. Tamakan

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.