Cami avlusu…

Bir cami avlusuna bırakılmış gibidir

hayata bağlandığın sol yanın,

Bir bebeğin çığlıkları kadar derin, gözyaşları kadar hazin.

Ne kadar sevsen de , öpsen de, okşasan da

adı üstünde

bebek bu ya işte,

durmak bilmez, susmak bilmez

hep bir eksik

hep bir yarım…

A.Tamakan

“Cami avlusu…” üzerine 13 yorum

  1. Yine de sol yanını bir köpeği, sirkte kafeslenmiş bir kaplanı ya da fili eğitir gibi eğitebilir bir insan. Kırbaçla, aç bırakarak, ateşte yürüterek belki…

    1. Elbette ki eğitebilir, kesnlikle katılıyorum. Deniyorum, ancak kanadı kırılmış kuşlarımında arada daha da zarar görmesinden korkuyorum belki de..
      Teşekkürler yorumun için.

    1. Evet belki de 🙂 Ama azı karar, çoğu zarar. Biz yine de dengede kalalım:)

      1. Bir zamanlar, yazar ve şairlerin, çalışmalarını yapmak için kuzey ülkelerine seyahat ettiklerini duymuştum. sırf melankolik bir ortamda yaşamak ve daha rahat yazmak için… o da gerek yani)))

        1. Evet çoğu zaman böyle yaptıklarını bemde duydum. Ancak, kendi içimize seyehat edebilsek, o kadar uzaklara girmeye gerek kalmaz belki de…

          1. Dünyayı gezersen gözün gönlün, içine seyehat edersen ruhun açılır🙂Tabii bence, Aylin’ce.

  2. Yaşantısal gözlediğim, fiziken yetim çocuklarla da çalıştım epey bir, ruhen de bu duyguda olmaklığı olan insanlar da tanıdım kendimde dahil, bir yanını kalın kabuklu nasırlı yapmadan olmuyor bildiğim.
    Derisiz bir bebek olmak, hep düşünürüm kalbi, nasıl bir şeydir.?Sanırım bu yüzden Tanrı onu bir kafes içinde yaratmış olmalı.

    1. Öncelikle değerli yorumunuz için teşekkür ederim.
      Katılıyorum ve bende size yakın olarak, kalın kabuklu yaralarla nasırlarla hayata atıyorlar ilk adımlarını diye düşünüyoeum. Yani doğuştan, yaralarını kabuklaştırmak zorunda kalınmışlık gibi. Belki, derisiz bir bebek olarak değilde, şefaf olarak yaratılsaydık yada kalsaydık, belki de kafese ihtiyaç kalmazdı. Ne çok “belki” kullanıyorum.🤦🏻‍♀️

      1. Estafurullah, ihtimal üzerinden yaratılmışlık ne yazık ki mümkün değil. Ne isek oyuz. Ve kanımca bu sadece olan şey. İnsanların harici yaşantı bu anlamda daha açıklayıcı sanki, doğa. Ancak hepsinin bir yumuşak karnı var, derisiz olabilecekleri doku ve hep korurlar. Yaralanırlarsa da ordan yaralanırlar. Şeffaf olarak yaratılmış mesela albino’lar var. Çoğu toplumca tekinsiz varsayılır. Çünkü biçimsel açıdan bir kere “başka” türlüdür.Ama yaradılış işte. Başka başka bir takım haller.

        1. İnsanların harici yaşantının daha açıklayıcı oöduğu konusunda kesnlikle kayılıyorum. Bu yüzdende doğayı ayrı bir seviyorum. Evet albinolar böyle ama maalesef hiç ruhlarına dokunabilme şansım olmadı. Dediğiniz gibi başka başka haller hep🙂

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.