Ezan’a yetişme vakti…

Belki de, bir annenin evladına olan koşulsuz sevgisi gibiydi, yüreğinin bir başka yüreğe bu kadar karşılıksız geçişmesi,

Belki de; satranç tahtasındaki iki oyuncunun düellosu gibi,

Belki de; yüreğinde uzun cümleler kurması değil de, susup nokta olması gibi,

Belki de; kendi sesinde onun şarkısını dinlemek gibi,

Belki de; mabet yaptığın gözlere her akşam kirpiklerinden bir bir adamak gibi,

Belki de; sela ile ezan arası kadar bir nefeslik olması gibi,

Belki de; bir evin en kıymetli, nam-ı diğer salonunda misafir olması gibiydi AŞK….

Geldi ve gitti…

Belki de,

Şimdi tam şimdi,

Salonu derleyip toplayıp, etrafın külünü, tozunu alıp ezana yetişme vakti…

A.Tamakan

“Ezan’a yetişme vakti…” üzerine 6 yorum

  1. Ne diyordu.. Sen dünyanın bir ucunda, ben ellerin avucumda.. Kaldık bomboş diyarda..

    1. Aynen öyle, sen oradaki yıldızlara bakarken ben burada ki yıldızlarda gözlerini ararken. İkimizde hercai bir bışlukta🙂

    1. İlla ki, bundan mütevellit demek ki misafire sürekli jal deyip bir şeyler ikram etmemiz:)

        1. Belki zamanında hiç oynayamadıklarından, belki de fazlaca oynadıklarından.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.