Tohum…

Buz gibi bir havada, ılık bir rüzgarla yaprağın savrulup yere düşmesi gibi. Gönüle aşkın düşmesi gibiydi belki de tohumun da toprağa düşmesi…

Şeytan

Unutma ki şeytan da bir melektir.

En sevdiğim

Ancak meleğin şeytanını bulduysan şanlısın.

Gök yüzünde mi?

Belki de toprağın derinlerinde, gökyüzüne kavuşturmak senin elinde.

Öyleyse tohum ekmeliyim

Nadas zamanı bitti, tam zamanıdır şimdi.

Gövdene kim sarılacak diye sulamak isterim

Nasıl sulaman gerektiğini bildiğinden şüphem yok, lakin dikkat et şeytani tarafıma denk gelmesin.

Ama kokarım ben, toprağın dibi gibi,

İyi ya işte, yağmur gibi tohumdur kokusunu toprağa veren. Hem tohum işlemese içine içine, toprak kokabilir mi böyle güzel.

O vakit, kazmaya başla, kendi kokunu duymadan

Tohumun içimde büyüyor sanırım, toprağın hiç bu kadar sert ama çabuk çatladığını görmemiştim.

“O” sensin,

Hayır. Ben olduğumu düşünmenin benim özelliklerimle(iyi) bir ilgisi yok. Kendi ihtiyacın olan şeylerin bende var olması tamamen. Bu nedenle “O” bende ki “SEN”.

Aslında güzel olan sensin

Ben derim ki önce içime bir gir, orada ki güzelliğimi göstereyim. Tohumlarını attığın humuslu yollarda gezdireyim…

Sıcak sıcak terlerken de soğuğum ama,

Güneşim sabah ayazında kalmış, ama toprağım hala seni ısıtacak kadar sıcak. Çünkü dilinden dilime çevrilen şeytan, ateşini içime salarken, ateşimi sinsice yağmur olup içine döker. Soğuk yağmurlarım da ısındığın zaman, tohumun dallanıp budaklanacak ve gökyüzüne sarılacak…

Hadi şimdi yeni bir tohum at..!

Köklerimiz birbirine karışsın ve goncası çatlamamış gökyüzünde beraber sarılalım,

Hadi şimdi yeni bir tohum at…!

A.Tamakan

NOT: Yazıyı yazdığım bu akşamın öğleninde, bu fotoğrafı çekmiştim.

“Tohum…” üzerine 4 yorum

    1. Bu yüzden ağaçlara dokunmayı seviyorum.🙂Onların enerjisini hissetmekte iyi.

aylintamakan için bir cevap yazın Cevabı iptal et

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.