Yine bir gün Dolunay ve ben…

Bir parça hüzün bıraktım bugün Dolunay’a

O da,

Bir daha ki gelişinde “neşe” getireceğine söz verdi.

Bir de öğüt ekledi;

“Başkaları ne söyler” i takmadığını, böyle yaşamadığını biliyorum ben, ama kendi değerlerinden ötürü yapmıyorsan yapmadıklarını yapmamaya devam et…

Kendi değerlerin için yapmadıklarına da “başkaları” hep bir şey söylemeye devam edecekler.

İnsanlar hep bir şeyler söylemeyi severler.

Sende seviyorsun.

Dalgalar bak, kıyı ne kadar şikayet ederse etsin, çarpmaya devam ederler.

Sen söyleme.

Ama

Çarpmaktan da korkma!

Seni senden daha iyi bilen, sana senden daha çok inanan bir başka kimse yok şu kainatta.

Senin değerlerine saygı gösterende çok nadiren.

Ve ekledi;

Gün ortasında sana göz kırpabiliyorsam, güneşime yaklaşabilğimden,

Yüzünü güneşine dön ve….

Aklının yetişemediği yerde kimseyi değil, güneşini dinle…

A. Tamakan

“Yine bir gün Dolunay ve ben…” üzerine 4 yorum

    1. Teşekkürler. Evet, sanırım fazlaca seviyorum dolunayı. Bir şeyleri toparlamak için önce dağıtmak gerekiyor sanırım. Ve bu yüzdende Dolunay’ın dağıtmasını seviyorum.

      1. O vakit şunun satırlarını yazmalıyım, bu da ilk taslak olsun

        Adamın beş hali
        Yalın, yalın
        Ve üç yalın hal daha…
        Kadının çok hali
        İlk dördün
        Son dördün
        Boş ay
        Yarım ay
        Dolunay
        Bir dolu ay…

        1. Sevdim:) Ama en çok “bir dolu ay” oluşunu sevdim. Kaleminize sağlık.

aylintamakan için bir cevap yazın Cevabı iptal et

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.