”DÖN” ve bir bak…

Geceye olan düşkünlüğümden miydi, hüzünlerin beni seçmesi yoksa hüzünleri sevdiğimden mi gecenin peşim sıra gelmesi? Ya siyah beyaz elbiselere olan tutkum? Gecenin Ay’ı kucaklamasından mıydı yoksa tutkuyla sarılmasına hayranlığımdan mı?   Ya saçlarımın bu dağınık olma halleri?

Peşi sıra gelen ben değilim. Sensin. Karanlığına dön bir bak. Arkanda bıraktığın şu izlere dön bir bak. Her gün sabaha kavuşabilmek için ardın sıra ufaladığın yıldızlara bir bak. Mecbur muydun bunca yükü sırtında kambur yapmaya? Mecbur muydun kendi içinde kendini sıkıştırmaya? Mecbur muydun düşünmekten hayatı lime lime yapmaya? Mecbur muydun ödem yapmış egolarla savaşmaya? Sana ne’ydi?

Bırak ağaçlar kök salsın olduğu yerlere, sen onları yine sev ama sen çakılma olduğun yerde. Dön, daha güneşin uyanmasına vakit var. Öyle yüzünü düşürme bana. Ne demek istediğimi çok iyi anlıyorsun. Tüm olan biteni şöyle bir kenara koy.  Hem sen değil miydin artık bir yerde başlamak için bitirmeli diyen. Sen değil miydin toplamak için önce dağıtmak gerek diyen? İşte tam zamanı şimdi. Dön. Zaman kaybediyorsun. Bir adım daha atarsan, dönüşü olmayan karanlıklar içinde debelenip duracağız birlikte. Seni kucaklayabilirim, ama sırtımda taşıyamam. Ellerimden kayıp gidişini seyretmek en acı verici intihar olacak ve pişmanlıklarla dolu yaralar açacaksın göğüme. Yıldızlarım yorgun, yollarını aydınlatmaktan. Bırak her şey aydınlık olmasın, sadece sen parla. Kendin için parla. Yıldızlara ihtiyacın yok. Dön. Dünyanın en muazzam korkusu olmaya adaydır, dönmek. Ama sen değil miydin hayatı seyretmekten sıkıldım diyen. Sen değil miydin düşündüğün sürece özgür olamazsın diyen. Hadi cancağızım, dön. Düşünceleri geviş getirmeyi bırak artık, yüreğin dolu iken de konuşmayı bırakmalısın. Düşünmek yok, o daha sonra. Önce şu heybeni bir boşalt, hatta bırak. Savur saçlarını rüzgarın fısıldayan melodisine. Ne yapacağını bilmediğin için gelmiştin bana, şimdi hiçbir şey yapmamak için dön. Peşimi bırak ve dön.

Gecenin karanlığını iyice çekti ciğerlerine. Bir nefes, bir nefes daha. Bir öpücük kondurdu. Bir parça gülümseme. Avuçlarında ki ateş böcekleri yakmıyordu artık ellerini. Gecenin siyahisi üzerinde bembeyazdı şimdi.

A.Tamakan

Gece

 

 

“”DÖN” ve bir bak…” üzerine 4 yorum

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.