ÇÖL…

Kuru bir çöle vaha bu

kaygan ve kuru.

Bulutları çokça sancılı

Ay’ın boğazında bir ip

uzadıkça uzayan bir serap.

Akan suyu takip ediyorum

rüzgarın yakıcı sesini

ihtirasların kumullarında,

ağaçların gölgesinde yürüyorum.

Ağaçların üzerinde ötüşüyor keşişler,

oynaşıyor dallarında yapraklar

adını yazıyorum

gücü tükenmiş, düşmekte olanlarına

salına salına gülümsüyor, hayat buluyorlar.

Düşüncelerimin saçı başı dağınık

tatmadığım duygular çalınmış damağıma

teninin tuzu ile kavruluyorum iyice,

ıslanmayı bekleyen kum taneleri gibi

kasıklarımdan dört nala koşuyor kısraklar

fırtınaya karşı koyarcasına,

kelebekler deliriyorlar göğsümün orta yerinde

tozu dumana, beni sana katıyorlar.

Gün soluyor yavaştan

rüzgar saçlarımı yolarcasına esiyor

iyice geriniyor bulutlar boşalmak istercesine

Güneş’in ışığını çektikçe çekiyorum içime,

ıslanıyor duygularım kum tanelerinden önce

mazisi olmayan günlerde sevişiyoruz

yağmura hasret çöller gibi

yanan ruhlarımız soğuyan bedenlerde…

A.Tamakan

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.