Mevsim…

Masmavi gökyüzünden şakıyordu önce güneş,

gürül gürül akmaya başlıyordu bulutlar

mevsim dönerken zemheriye.

Kışına yelken açıyorum zemherisinde gözlerinin,

kar gibi yağdığın kapattığın yolların

siyah beyaz renklerinde kayboluyorum

kar tanelerinin hesabını yapıyorum

yanılgılarım eriyor gözlerimin içinde

mevsimlere de inanmıyorum bak şimdi

erimedikçe tanelerin tenimde.

Yaza aralanıyor birden mevsim

kıyıda bekleyen umudun sıcağı esiyor

usulca uzatıyorum başımı,

kokun çarpıyor yüzüme

patika bir yolun başında

avuçlarımda çoğalıyor yoncalar

ete kemiğe bürünen düşlerimde dörtlüyorum,

mihenk taşları ile döşenmiş

mevsimsiz mevsimlerimin

yanan dağlarında buz tutmuş ağaçlarına

çarpıp duruyor düşüncelerim.

Bir bülbül sessizliğinde

ateş ve su

sen ve ben gibi

mevsimler kovalıyor birbirini…

Gülümsüyorum kayan bir yıldız gölgesinde

kanatları kendine ağır gelen kuşlar gibi

duruluyorum birden sesinin tellerinde.

Aklımın ücra köşelerine saklanıyorsun yine

ayak seslerini soluyorum

kararmaya yüz tutmuş perdelerin ardından

güneş açıyor gözlerimde

mevsimden mevsime koşuyorum…

A.Tamakan

“Mevsim…” üzerine 2 yorum

    1. Evet, zaman bizi kovaladıkça biz hep birşeylerin peşinden koşuyoru😊♥️♥️

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.