SOBA…

Sobanın sıcak olduğunu bilirsin ya

hani dokunduğun anda yanacağını da

ama öyle harlı öyle şehvetlidir ki ateşi

kurşun gibi iz bırakacağını bile bile

dokunmak istersin alazına…

Sarsın istersin tüm bedenini

ellerinden ruhuna doğru işlesin

ısıtsın ateşi.

Sonra karşısına geçer

yaklaştıkça yaklaşırsın

yüzüne yüzüne vuran nefesine

hem uzatırsın elini hem çekersin.

İçten içe yandıkça soba

bilirsin dokunsan erir tüm benliğin

ve boğazına dolacak tüm isi.

Bacasından duman çıkar gibi

çıkar soluğun ciğerlerinden dışarı

ve sen yakmadan ısıt ellerimi derken

aslında kor alevlerine atmak istersin kendini…

Aylin Tamakan

“SOBA…” üzerine 3 yorum

  1. Hep böyle değil mi, hayat.
    İçimizi ısıtan bir şeyler ararken, bir bakmışız ki kendi ateşimizin içinde yanıyoruz. Ama yine de ses etmiyoruz. Çünkü seviyoruz, daha çok yanmak için kendimizi yakmayı.

    Kaleminize sağlık…

    1. Teşekkür ederim. Evet aynen söylediğiniz gibi, ama yinede ısınmak istemek güzeldir.

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.