MEZARIM GÖKYÜZÜNDE…

Zincirliyim eski bir yazı masasına

kelimeler ırzıma geçiyor

ardı ardına vuran cümleler

kamçılıyor bedenimi

oluk oluk kuruyor göğüs kafesimde ki ben

köpüklerini yararak denize varan dalgalar gibi

kopuyor ruhum bedenimden

gökyüzünden bir mezar kazılıyor

kalemin kurşuni karası ile

her bir yanım yara bere içinde

her bir yanım kırık dökük

mürekkebin alı al, moru mor

paramparça olmuş beyazın sinesinde

göğe kaldırıyorum başımı

gece örtüyor yüzümü birden

çaresizliğim sarıp sarmalıyor mahremimi

arzularım çırılçıplak kalıyor

Aşk’larım kapkara kefenlere sarılı

kan damlıyor göç ettikçe ben’ler benden

böyledir, böyledir hep

hep kendiliğinden gelir bu göçler

şafak sökmemişken

göz bebeklerim kafa tutarken geceye

ansızın, birdenbire, bir kaç yıldızın gölgesinde.

Kelimeler ırzıma geçiyor

satır satır cümlelerle zincirleniyorum iyice

iki büklüm olup kalıyor kursağın ıssız köşesinde

akbabalar uçuşuyor göğümde

kemik parçalarıma üşüşüyorlar

gagalarında sessiz gözyaşlarım

savruluyor bir kardelenin kalbindeki ümide…

Aylin Tamakan

“MEZARIM GÖKYÜZÜNDE…” üzerine 2 yorum

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.