Vakt-i Kerahat…

Bana hep diyorlar ki;

Sen hep böyle içip içip yazıyor musun?

Hayır! Önce yazıyorum, sonra okuyup okuyup içiyorum…

A.Tamakan

“Vakt-i Kerahat…” üzerine 19 yorum

  1. İçmek, ne olduğu önemli değil. Bir tinerci titizliğiyle çekmek içine. Bir seferde. Aklının ışıklarını yavaşça kısmak, içinde ha bire çığlık atanları bir geceliğine boğmak, bir geceliğine kölesi olduğun hayatın hünkârı olmak için. Sonra ışıkları söndürene kadar devam etmek. Yalnız gözlerin açık, bakarsın camdan ya da balkondan yahut oturduğun meyhanenin masasından yanından gelip geçenlere. Onlar, hiçbir şey okuyamazlar aklınla gözlerin arasındaki bağı kestikten sonra. Bir ara yatıp uyumak istersin ve saatin alarmını yüz yıl sonrasına sabah altıya kurarsın. Sırtında bir ceset varmış gibi gidersin ya yatağına, hakikaten ayaklarınla kendi cenazeni taşımışsındır da kimse görememiştir aslında.

    1. Tam da böyle ve tüm şehir uyurken, elinde sigarayla bir cam balkonun önünde önce ciğerlerini dağlar sonra da gençliğini yakarsın…

        1. Her ikisininde başımın üstündenyeri var amenna 🙂 Rakı ve su gibi ayrılmaz birbirinden işte 🙂

    1. 🙏🏻🙏🏻🙏🏻 Anne özlemi bambaşka işte, kelimeler yetersiz buna… Sevgiler😊

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.