Tutsak…

I

ay battı

şafak serdi kızılını

kadehte yarım kalmış

sarhoşluğu gecenin

uykum kaçmış bir gece önceden

raflardan çıkarılmış bir tutku

tozu üzerinde

geziniyor tan’ın eteklerinde

elime yüzüme bulaşıyor

yıka yıka geçmez düşler

yüreğimse vuslata hasret bir kekeme

buruk bir tebessüme sarılıp

yelken açıyor bir bilinmeze…

II

gözlerine bakıyorum

karadenizin dalgaları gibi asi

dumanları kadar dolu

ayazında üşümüş yüreğini görüyorum

nehrin yatağını sardığı gibi

sarmak istiyorum nefesini

dümen kırıyorum kuzeyine

yolların keskin yolların kurak

sabırdan köprüler kuruyorum

soyunuyorum yol olsun diye

huysuz bakışlarının gölgesinde

zaptedilmez bir pervasızlıkla

soyunuyor yüreğim de

dağ oluyorum

taş oluyorum

sus oluyorum

pırıl pırıl aşk kokuyorum

hava dönüyor

devriliyor gün geceye

esmeye başlıyor rüzgar

gönlümün sırr-ı penceresinden…

Ay’lin Tamakan

“Tutsak…” üzerine 6 yorum

  1. Hiç bitmesin düşlediklerimiz. Bir gün acı diğer gün neşe daha sonra başkaldırı. Şairler ne çok anlam yüklüyorlar ruhlarına.

    Sevgiler.

    1. Evet sadece ruhlarımıza anlam yükleyebiliyoruz belki de 🙂 Teşekkürler, sevgiler

  2. “raflardan çıkarılmış bir tutku

    tozu üzerinde

    geziniyor tan’ın eteklerinde”
    Duyguna gölgeler düşmesin..

saphilopes için bir cevap yazın Cevabı iptal et

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.