Uçuşuyorum…

uçuşuyorum

sarı sonbahar yaprakları gibi

kızıllığı vurmuş yanaklarıma

ayazından mı alazından mı belli değil

sallandıkça bir o yana bir bu yana

anason kokan ayyaş dallar

peşinden koşuyorum dökülen yaprakların

kuşlar çoktan göç etmiş

sürgün yemiş göçler

tutkum tutuklu kalmış sana

sen avucuma sığacak kadar uzakta

halden anlamaz

gönlümün

gözlerimin

ışığını kısıp

yüz hatlarını kazıyorum hafızama

her kapatıp açtığımda

gönülsüzlüğünle dağlıyorum gözlerimi

uçuşuyorum

kızıl sonbahar yaprakları gibi

süveydası patlamış tam ortasında

amansız kapkara bir kuraklık

yıkıyorum aklımla kalbim arasındaki köprüleri

bir uçurtmanın kuyruğuna takılıp

kıyılarına sürükleniyorum

sen denize nazır ben sana

bir kıvılcımla yerle yeksan oluyor

yine duygularım

iyotun genzimi yakan kokusuna sarılıp

damla damla akıtıyorum içimdeki seni sana

deniz taşıyor yüreğimden

yüreğim taşıyor denizden

zerketmek istiyorum her bir zerremi

milyonlarca hücremle milyonlarca kez

öpmek dudaklarını

dudaklarımla bilemek istiyorum kuraklığımı

gözlerim bardaktan boşalırcasına

değiyor dudaklarına

uçuşuyorum

kara bir yılgınlığın

kızıl bir yalnızlığında…

Ay’lin Tamakan

“Uçuşuyorum…” üzerine 8 yorum

    1. Kaç kurtar kendini😀😀
      Amansız ve zamansız yağdı yağmur..:)

      1. Yaz geldi yaz.. Sonbahar adı üstünde bitti.. Uçuşan yaprak yeşildir şimdi.. Neşeye odaklanalım.. 😊

        1. Ee haydi neşeli neşeli uçuşayım o vakit 😊 Hazır rüzgarda benden yana gibi bugün…

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.