Algos’un Gölgesinde…

Ahh be Algos!

Sığmıyorum geceye yine

Kanım taşıyor kutsal kaseden, dökülüyorum…

Kayıp bir şehrin hikayesinde yürüyorum

tenhalarında geziniyor şirazesi kaymış yüreğim

karanlık yutuyor gölgelerimizi

bazı şeylerin gölgesi bile ağır oluyor Sevgili-m…

Göğün bir ucundan bir ucuna köprü kuruyor yıldızlar

kıldan ince kılıçtan keskin.

Bir günaha yelken açıyorum köprüden aşağı,

sislerin içinden kıyametine yürüyorum selametle…

İyice bastırıyor gök kubbe üzerimden ve döktüğüm tüm günahlarım can buluyor gözlerinin ateşinde.

İçinde ki incileri dışarı çıkarmaya çalışan bir istiridye gibi aralanıyor gönlümün kapıları yine

eli kulağında kalbimin

ateşten bir ırmak gibi döküldü dökülecek katre-i ummana.

Aşinası olmadığım bir düş bu Algos ama aşinası olduğum ruhunun deryasında kayboluyorum.

Beklemeyi ve alışmayı bilemedik Sevgili-m!

Ahh be Algos!

Özledim…

Gülüşünü özledim, dudak aralarından sızan gülüşlerini öpmeyi,

sonbaharın sararıp kızıllaştığı cüzzamlı bir cuma ertesi,

zehirli bir gecenin büyüsünde

dudaklarının dudaklarımda kabuk değiştirmesini özledim.

Olympus’un dağlarından gökyüzüne doğru hızla akan bir nehir gibi taşarken özlemim

kanatları ıslanmış küçük bir kuş gibi çırpınıyorum göğün kafesinde.

Söylesene Sevgili-m!

Gök kubbenin patlamasına ramak kala

üzerime beyazını biçerken Ay,

örter misin gecemi nefesinle

durdurabilir misin zamanın sesini?

Hee Algos, kucaklayabilir misin özlemimi?

Aylin Tamakan

“Algos’un Gölgesinde…” üzerine 4 yorum

  1. Sevgilim cüzzamın döküldü yüzüme
    Lakin sen değildin. Sen değilsen cüzzamlı olan hangi hatunundu.

    Bhehbhehbhehhhh🤣

    1. Dur kız töbe de😂Allah korusun başka kadın filan😂😂😂

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.