Algos’u Öldürürken…

Ahh Sevgili-m!

Mutluluğu tanımla diyorsun, mutsuzluk şarkıları dilinde.

“Mutluluk; yanağınla dudağının arasında ki boşluğa uzanıp

gülüşlerinden akan damlalarda sırıl sıklam aşka sarılıp ıslanmaktı kalbinin kıyılarında” diyemiyorum…

Sahi Sevgili-m, öğretecek misin yüzmeyi bana?

Beynime kazıdığım suretini görmek için gözlerimi kapattım sesimi bırak nefesime gel Sevgili-m.

Çıplak göğüs uçlarımın dizlerime uyguladığı baskıyı ve acıyı hissediyorum.

Oysa ki; acımdan yaşça küçük olduğum zamanlarda

yeni doğmuş kuşlar uçmaya başladığı vakit

ya tekrar yuvalarını bulamazlarsa endişesi ile ağlardım…

Damarlarımda ki kan sessizce çırpınıyor teninin çekişlerinde

ve bütün bunlar ağır bir zamanın keskin uğultuları biliyorum.

Sessizlik gözbebeklerinin harelerini karaya çalarken

sana dair tutkum; beynimin içinde ki dipsiz kuyularda hendekler kazıyor ve sen Algos!

Aslında gecenin de bilmediği bir şey var

kendini kör eden güneşin kollarında saklanıyordu kendinden.

Ve;

Ay battıkça uzaklaşıyor düşüncelerim

yıldızlarla birlikte sönüyor ruhum ve

uykunun en tatlı zamanı kızıla çalan maviye uzanıyorum

sen parmaklarını gökyüzüne batırıp, saçlarımı usulca maviye boyarken…

Nereye savrulacağı belli olmayan bir yaprak gibi

amansız ve arsızca rüzgarın peşinde sürüklenirken;

kanserli bir hücre gibi her gün çoğalıp

tüm ruhumu sararken benliğin

dev bir yara olacağını göremedim Algos.

Bir akarsuyun üzerindeki puzzle parçaları gibi

sürüklendikçe dağılıyor, dağıldıkça toparlanıyorum girdabında…

Mavi açan gelincikler gibi

kavruldukça aşkınla savrulur mu saçlarım da

çalar mı bir gün karası maviye…?

Ne dersin boyar mısın gözlerimi gözlerinle?

Ne zaman etrafımı saran ve içimi kaplayan o soğuk boşluktan kaçmaya kalksam gölgene çarpıyorum.

Çelimsiz bir aşkın bel kemiği olmaya çalıştım

sensizliği dahi paylaşamazken ben

sen payda olmayı seçtin Aşkım.

Filizlenmez bazen gökyüzüne ektiğin tohumlar

avuçlarında kalır iradesi kelepçelenmiş duyguların

ve ben

kanata kanata verdiğin o son buse ile

kalın puntolarla işledim yıldızları gökyüzüne

gidişin öyle soğuk ve karanlıktı ki…

Şimdi bir kuş kafesine gömüyorum adını

bilseydim parmak uçlarımda yaklaşır

bir kedi gibi sırnaşır girerdim ruhuna…

Aylin Tamakan

20 Aralık 2019

“Algos’u Öldürürken…” üzerine 11 yorum

  1. Çıplak göğüs uçlarımın dizlerime uyguladığı baskıyı ve acıyı hissediyorum.

    Amaninnn bu neydi gııııııı😆😆😜😜🤣

    Harika🌻

    1. Ben de anlamadım nasıl çıktı😂😂
      Teşekkürleeer🙏🏻♥️

        1. Hehh işte aynen gözünün önünde canladındıpı gibi çıktı. Dedim sütyen telimi acıtan, yok! Bi baktım çıplaklar😂😂😂
          Allamm neler diyorum🙈

    1. Anahtarın kapıyı açmasıyla tek elimin kancayı açması aynı an😂😂

      Ben takke başladım, örüyom😂😂🤦🏻‍♀️

        1. Açamıyorum, bilgisayarım yok yanımda🤷🏻‍♀️
          Ama merak ettim adını yazsana😃

    1. Gayet masumuz aslımda🤷🏻‍♀️Hep onlardan ötürü ama🙄😂😂😂

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.