İblislere Selam Olsun…

Gözyaşlarımla

Aştım alazını

Yandıkça;

Akıta akıta -görmediler-

Kaynadıkça;

Bağıra bağıra -duymadılar-

Kavruldukça;

Yüreğimi sağa sağa -tutmadılar-

Gölgemin ellerini tuttum

Melekler akordiyon çalarken Tanrı’ya

Şeytan tuttu yüreğimden

Kömür karası ruhumla

Uzandım Ay’ın ondördüne

Kırmızısını çaldımda geldim

Cehennemin…

Vesselam

Selamı var tüm İblislerin…

Aylin Tamakan

İlk Kitabım… Tendeki Gölge

Bazen kelimelerin hepsi kuş olup kaçıyor ellerimden…ve duygularımı ifade edecek cümleler kuramıyorum..

Uzun zamandır kendi halimde yazdıklarımı bir kitapta toplayayım şöyle bir dursun elimin altında istedim sanırım ben de…

İlginç, garip ama çok güzel bir heyecanmış… Kendi kitabımı ellerimde tuttuğuma inanmak zor da olsa çok keyifli… 🙂

Anısına Sevgi ve Saygıyla / Küçük İskender

De gülüm! De ki: ela bir günde gelecegim
istanbul darmadağın olacak, saçlarım
darmadağın. Hepsi, darmadağın!
üzülme gülüm! Toparlanacağız, birlikte,
ayağa da kalkacağız, yürüyeceğiz de gülüm
hem de çelikten toprağını dele dele hayatın!
De gülüm! De ki: bitmiştir umut, bitmiştir
sevgi, bitmiştir güven!
güven bana gülüm!
sana bitmemişliği öğretecek, tattıracaktır
hasretten-hakikaten-ten değiştiren yüzüm!
göreceksin gülüm! Bekle!
hırslarımız, acılarımız gitgide ihanetlere
hainlere, ezilmelere alışacak..
göreceksin-sevinçten ağlayacaksın gülüm-ki
işte o vakit bana-doğrudur!-
şair olmak, seni sevmek pek çok yakışacak!
bak! şiirler var, mektuplar var, çocuklar var,
sokaklar var, kediler!
inan bana gülüm, ölüm yok bir tek! ölüm yok bize!
ölüm inananlar için sessizce
kara kaplı kitaplardan çıkartılacak..
göreceksin gülüm! Bekle! Göreceksin!
artık hiçbir insan, hiçbir kavga ve hiçbirimiz
bu dünyada, yapayalnız, umarsız kalmayacak

Küçük İskender

Anısına Sevgi ve Saygıyla🙏🏻 / Şemseddin Sami Frasheri…

Fitnat Hanım ise Talat Bey’e darılmamıştı.
Hiç insan kendi ruhuna darılır mıydı?

Şemseddin Sami Frasheri

(1879 yılında Latin esaslı Arnavut alfabesini ve 1887 de Arnavutçanın Dilbilgisini (gramerini) oluşturan ve yazan Şemsettin Sami Frasheri, aslen Arnavut olduğu halde, Türkçülüğe ve Türkçeciliğe büyük yararları bulunmuştur.54 yıllık yaşamında 54 değerli yapıt veren Ş.Sami (1850-1904), kimsenin ”Türk” ve ”Türkçü” demeğe cesaret edemediği Sultan II. Abdülhamit döneminde ”Kamus-u Türki”yi (Türçe Sözlüğü) yayımlamağa muvaffak oldu.

O dönemde nice Türk aydınları, ”Türk” adını ve sıfatını kullanamıyordu, örneğin: Lugat-ı Osmani…vb. diyorlarlardı.Oysa Şemsettin Sami, katı Abdülhamiti ikna ederek ”Kamus-u Turk” (Türkçe Sözlük) adlı şaheseri basabildi.
Şemseddin Sami: ”Osmanlı kavim, millet adı değil, kabile-aile -sülale adıdır…
Biz ise Türküz, Türk milletindeyiz. ”Osmanlı” ancak Sultan sülalesi için kullanabilir…”diyordu.)